“Ortak Kültür Mirası: Türkiye ve AB Arasında Koruma ve Diyalog-II” programına kabul edilen “Heritage Alive (Kültürel Miras Yaşıyor)” adlı projemiz 1 Nisan 2021 tarihinde başlıyor. Toplam bütçesi 142 bin avro olan projenin ortakları olarak İtalya’dan Katanya Üniversitesi ve Santagata Vakfı ile Yunanistan’dan Asia Minor Aigaleo Derneği yer alıyor.

Projenin amacı, Smyrna Agorası arkeolojik alanının yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımının destekleneceği ortak bir eylem üzerinden Türkiye, İtalya ve Yunanistan’daki kültürel miras alanında çalışan STK’lar, topluluklar ve kamu kurumları arasında sürdürülebilir diyalog, karşılıklı öğrenme ve iş birliğinin teşvik edilmesidir.

Projeyle birlikte (1) kültürel miras ve arkeolojik alanların tanıtımı konusunda Türkiye, İtalya ve Yunanistan’daki miras STK’ları ile kamu kurumları arasında ortaklıklar kurularak bilgi ve tecrübe paylaşımı sağlanacak (2) Smyrna Agorası’nı daha çok bilinen bir kültürel miras alanı haline getirmek üzere yenilikçi tanıtım ve yorumlama araçları geliştirilecek; alandaki ziyaretçi deneyimi artırılıp ziyaretçi profili çeşitlendirilirken, aynı zamanda alanın tanıtılması ve daha iyi anlaşılması sağlanacak (3) yerel ve uluslararası kültürel miras profesyonelleri ile iş birliği içinde geliştirilen eğitim programları aracılığıyla Smyrna Agorası ve kültürel miras konusunda yerelde farkındalık artırılırken, paydaşlarla hayata geçirilecek çalıştaylar aracılığıyla da kolektif bir ortam oluşturulacaktır.

Proje süresince gerçekleştirilecek eğitimler, çalıştaylar, teknik bilgi transferi ve tanıtıma ilişkin iyi uygulama örneklerinin değerlendirme çalışmaları, kültürel miras konusunda ağ kurma ve uluslararası sürdürülebilir iş birliğini güçlendirecek faaliyetler olacaktır. Bu çalışmalar, paydaşların aktif katılımını desteklerken aynı zamanda ziyaretçi geliştirmeye de katkı sağlayacaktır. Dolayısıyla gerçekleştirilecek faaliyetler diyalog, koruma, eğitim, turizm açısından fayda sağlayacak ve toplumun kültürel miras bilincinin gelişmesine katkıda bulunacaktır.

Avrupa Birliği, 2018 yılını Avrupa Kültürel Miras Yılı ilan etmiş; toplumu ve yaşam biçimimizi şekillendiren kültürel mirasa odaklanarak ortak bir kimlik duygusu ve gelecek kurmayı teşvik etmedeki rolünü ön plana çıkarmış ve Avrupa’nın kültürel miras zenginliğine odaklanmıştı. Başta gençler olmak üzere, Avrupa Birliği vatandaşlarının kültürel miraslarını tüm yönleriyle anlayabilmelerini, onun sorumluluğunu demokratik olarak paylaşmalarını ve kutlayabilmelerini sağlamayı hedeflemişti.

Avrupa Konseyi Toplum İçin Kültürel Mirasın Değeri Çerçeve Sözleşmesi, sürdürülebilir kalkınmaya ulaşmak için bir ön koşul olarak kültürel mirasın korunmasının sosyal ve ekonomik faydalarının altını çizmiştir. Sözleşme, kültürel miras ile insan haklarına saygı, hukukun üstünlüğü ve demokrasiye dayalı barışçıl ve istikrarlı bir toplumun gelişimi arasındaki bağlantıyı vurgulamıştır. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi, kültürel mirası demokratik vatandaşlık oluşturma süreciyle birleştirmenin bir yolu olarak kültür, miras ve eğitimi birbirine bağlamaya yönelik faaliyetler çağrısında bulunan ‘Avrupa’nın tehlike altındaki mirası’ 2038 sayılı Tavsiye Kararını, 7 Mart 2014 tarihinde kabul etmiştir. Bu, hem kültürel mirasın bütünleşik korumasının hem de tarihi şehirlerde topluluk öncülüğündeki kentsel stratejilerin uygulanmasını teşvik etmiştir.

Kültürel Miras Yaşıyor projesi işte bu yaklaşımların ışığında hazırlandı. İzmir’in kültürel mirasının gelecek nesillere aktarılabilmesi için koruma bilincinin geliştirilmesine ve Smyrna Agorası’nın tanıtımına katkı sağlanması hedeflenen projede, kültürel mirasın korunması, yönetimi ve yorumlanması ile ilgili süreçlerin farklı yönlerinde uzmanlaşmış önemli uluslararası kuruluşlarla iletişim ve iş birliği güçlendiriliyor.

Katanya Üniversitesi (Università degli Studi di Catania), Sicilya’nın en eski üniversitesidir ve kuruluşu 1434 yılına dayanmaktadır. Kültürel miras, özellikle de Ege medeniyetleri ve Smyrna da dahil olmak üzere arkeolojik miras konusunda önemli bir uzmanlığa sahiptir. 2011 yılından itibaren Katanya Üniversitesi Arkeoloji Bölümü ile Smyrna Antik Kenti Kazı Başkanlığı arasında akademik ilişkiler çerçevesinde akademisyen ve öğrenci değişimi gerçekleştirilmiş, Smyrna kazılarına önemli katkı sunmuşlardır.

Santagata Vakfı (Fondazione Santagata), Silvia Santagata Araştırma Merkezi’nin bir girişimi olarak kurulan vakıf, sürdürülebilirliğe odaklanarak kültürel mirasa dayalı uluslararası ölçekte araştırma ve eğitim/kapasite oluşturma faaliyetlerini teşvik etmek ve geliştirmek üzere çalışmaktadır. Vakıf, Dünya Bankası, UNESCO, Avrupa Birliği ve kültürel mirasın korunması için hizmet veren çeşitli kamu ve özel kuruluşlar tarafından finanse edilen projelerde çalışmalar yürütmektedir.

Asya Minör Aigaleo Derneği (Asia Minor Association of Aigaleo), kültürel mirasın korunmasına yönelik tanıtım, yorumlama, araştırma ve eğitim çalışmaları yürütmektedir. Derneğe bağlı bir kültür müzesi de bulunmaktadır.

Projenin Odağı Neden Smyrna Agorası?

Projemizin odağına yerleştirdiğimiz Smyrna Agorası, İzmir’in tarihi kent merkezinin tam kalbinde yer alan önemli bir arkeolojik alandır. 8.500 yıl öncesine uzanan İzmir’in tarihi Bornova Yeşilova Höyüğü’nde başlamış, 5.000 yıllık izleri taşıyan Eski Smyrna (Bayraklı Höyüğü) ile devam etmiş ve nihayet Büyük İskender sonrasında Smyrnalıların Kadifekale ile Kemeraltı ekseni arasına yerleşmesiyle kurulan Yeni Smyrna ile günümüze ulaşmıştır. Smyrna (İzmir), tıpkı Roma ve Atina gibi, yüzyıllardır kesintisiz yerleşime tanıklık etmektedir. Agora’nın çevresinde gelişen tarihi kent merkezi, 2.300 yılı aşan tarihiyle Hellenistik, Roma, Bizans, Beylikler, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinin izlerini taşımaktadır.

Smyrna Agorası, antik kentin akropolü olan Pagos (Kadifekale) tepesinin eteklerine, Smyrna’nın idari, siyasi, adli ve ticari merkezi olarak MÖ 4. yüzyılda kurulmuştur. Günümüzdeki halini ise MS 178 depremi sonrasında Roma İmparatoru Marcus Aurelius’un destekleriyle yeniden inşa edilmesiyle almış, 7. yüzyıla kadar genel karakterini korumuştur. MS 7. yüzyılın başlarından sonra kentin küçülmesine paralel olarak kullanım dışı kalmış, Bizans Dönemi’nde Agora’nın içindeki avlu, mezarlık olarak kullanılmıştır. Beylikler Dönemi’nde ise Liman Kalesi ve civarında yaşayan Hristiyanlar ile Kadifekale’yi ele geçiren Türkler arasında terk edilmiş bir bölge haline gelmiştir. Yerin altında kalan yapıların korunmasında önemli bir etken olan Agora avlu alanının mezarlık olarak kullanılması geleneği, 15. yüzyılın başında İzmir’in tümüyle Türkler tarafından ele geçirilmesinden ardından da 19. yüzyılın sonlarına kadar sürdürülmüştür.

Smyrna Agorası’ndaki arkeolojik kazılar ilk olarak 1933 ile 1941 yılları arasında gerçekleştirilmiştir. Agora, Akropolis (Kadifekale) ve Tiyatro ile birlikte İzmir 1 No’lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 22.10.1991 gün ve 3234 sayılı kararıyla 1. derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenmiştir. Çevresindeki alanlar da ayrıca 3. derece arkeolojik sit alanları olarak koruma altındadır. Bu alanda 1996 yılından sonra kazılar yeniden başlatılmıştır. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 2003 yılında başlatılan “Agora Koruma Geliştirme ve Yaşatma Projesi” kapsamında öncelikle alanın koruma amaçlı planı hazırlanmış, bu planın önerileri doğrultusunda uygulanan kamulaştırma çalışmaları aracılığıyla 24.900 m2 büyüklüğünde 132 taşınmaz kamulaştırılarak yıkılmıştır. Genişletilen kazı alanında 2007 yılı itibariyle başlanan Smyrna Antik Kenti kazıları, Dr. Akın Ersoy başkanlığında yürütülmektedir.

Günümüzde, avlu alanının yaklaşık 129×83 metre boyutlarındaki kısmı görülebilmektedir. Kazı çalışmaları Smyrna Agorası’nın ana yapılarını gün yüzüne çıkarmıştır; avlu alanını çevreleyen Batı Portiko, adli ve ticari işler için kullanılan Bazilika, Kent Meclisi ve Mozaikli Yapı olarak tanımlanan iki kamu yapısı ile bir Roma hamamı. Bodrum katı ile birlikte 4 katlı yapısı ve dünyanın en zengin grafito koleksiyonuna sahip sivil Bazilikası ile Smyrna Agorası Roma dünyasının tek örneğidir. Grafitoların keşfi, bize kamusal bir alanda bulunan ancak çoğu anıtsal epigrafi ile çok az ortak noktası olan duvar yazılarına bakmak için sıra dışı bir fırsat sunuyor. Yaklaşık üç bin grafito, Roma Dönemi’ndeki günlük yaşamın tüm yönlerine ışık tutarken, ticaretin ve limanın ortaya çıkardığı zengin kültürel ortam hakkında önemli anlatımlar da içeriyor.

Smyrna Agorası, etkileyici yapılarının yanı sıra ziyaretçilerine anlatacak çok sayıda hikayeye de sahip: Smyrna’nın kuruluş efsanesi: Büyük İskender’in rüyası; ünlü hatip ve yazar Aelius Aristeides’in MS 178’deki büyük depremden sonra İmparator Marcus Aurelius’a yazdığı, Smyrna’nın yeniden inşasını sağlayan mektup ve ağıt; Marcus Aurelius ve eşi Faustina’nın onuruna yaptırılmış – üzerlerinde portrelerinin bulunduğu iki kemerli anıtsal kapı; yerel siyaset, gemiler, gladyatörler ve kelime oyunları da dahil olmak üzere çeşitli konuları ve ilgi alanlarını kapsayan grafito koleksiyonu.

Tarihi kent merkezinin tam kalbinde yer alan Smyrna Agorası, toplu taşıma ile kolaylıkla ulaşılabilen bir miras alanı. Bununla birlikte, ziyaretçi sayısı günde yüz bini aşan, tarih ve kültür tutkunları, alışveriş meraklıları ve damağına düşkün olanların vazgeçilmezi Kemeraltı’na, son derece zengin Osmanlı konut mimarisine sahip Basmane’ye komşu. Ayrıca, Antik Çağ’dan itibaren Akdeniz’de önemli bir liman kent olmasının getirdiği liman kent yapılanması, çok katmanlı ve çok kültürlü dokusunun mekana yansımalarına benzersiz tanıklığı ile Nisan 2020’de UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne giren “İzmir Tarihi Liman Kenti”nin de en önemli bileşenlerinden.

Smyrna Agorası’nın belirtilen tüm bu özelliklerine ve önemine rağmen, ülkemizde bulunan Efes ve Bergama ya da İtalya ve Yunanistan’da bulunan arkeolojik alanlarla karşılaştırıldığında yıllık ziyaretçi sayısı oldukça düşüktür. Smyrna Agorası ziyaretçi sayıları 2017, 2018, 2019 yıllarında sırasıyla 34.367, 33.833, 67.179 olmuştur. Oysa 2019 yılındaki ziyaretçi sayıları Bergama Akropolisi’nde 203.984, Bergama Asklepionu’nda 119.434, Efes’te 1.855.694, Hierapolis’te 2.557.868’dir. Smyrna Agorası’nın ziyaretçi sayısı Türkiye’deki tüm müze ve ören yerlerinin sadece % 0,19’unu oluşturmaktadır. Yurt dışı örnekleri incelediğimizde, 2018 yılında Atina Akropolisi ziyaretçi sayısı 3.150.604 iken Roma Kolezyumu’nunki ise 7.4 milyondur.

Bunun temelde iki nedenden kaynaklandığı değerlendirilmektedir: (1) Tanıtımın yeterli düzeyde olmamasından dolayı, Smyrna Agorası Türkiye’de ve yurt dışında, hatta kendi şehrinde bile yeteri kadar bilinmemekte, dolayısıyla hak ettiği değeri görememektedir. Miras alanının sürdürülebilir gelişimi için kritik önem taşıyan bölge halkının farkındalığı ve bilinci oldukça düşüktür. (2) Miras yorumlama araçlarının eksikliği nedeniyle, ziyaretçiler alanı tam olarak deneyimleyememekte ve anlayamamaktadırlar.  Alandaki bilgilendirme, sadece yapıların tarihi ve mimarisi hakkında birkaç bilgi paneli ile yapılmaktadır.

Günümüzde ileri teknolojiler, arkeolojik alanların tanıtımı, değerlerinin ve niteliklerinin halka iletilmesi için çok sayıda yenilikçi ve deneysel araç sunmaktadır. Bu nedenle, Smyrna Agorası’nın ulusal ve uluslararası düzeyde öneminin anlaşılmasını ve takdir edilmesini sağlamak üzere yenilikçi miras yorumlama ve tanıtım araçları projemiz aracılığıyla geliştirilecektir.

Faaliyetler:

  • Bölge halkı, çocuklar, üniversite arkeoloji/kültürel miras bölümü öğrencileri ile kültürel miras alanında profesyonel olarak çalışanlar için eğitim programları oluşturularak, kültürel miras ve tarihi alan konusunda farkındalığı artırmak üzere İzmir’de hayata geçirilecek.
  • Proje ortaklarımızın bulunduğu İtalya’ya ve Yunanistan’a çalışma ziyaretleri düzenlenecek. Bu ziyaretlerde söz konusu eğitim programlarının içerikleri hazırlanacak; kültürel mirasın tanıtılmasına yönelik en iyi uygulamalar, arkeolojik alanlarda AR, VR gibi teknolojik araçların kullanımı, dijital oyunlar vb. konu başlıklarında miras yorumlama üzerine konunun uzmanlarıyla birlikte çeşitli atölyeler gerçekleştirilirken, bu alanda iyi uygulamaların görülebileceği arkeolojik alanlar ziyaret edilecek.
  • Kültürel miras alanında çalışmalar yürüten İzmirli paydaşların proje süresince yürütülecek olan tanıtım ve miras yorumlama süreçlerine katılımını ve projenin sürdürülebilirliğini sağlamak üzere iki çalıştay gerçekleştirilecek.
  • Smyrna Agorası’ndaki ziyaretçi deneyimini artırmaya ve ziyaretçi profilini çeşitlendirmeye yönelik olarak VR ve AR uygulamaları, çok dilli sesli rehber özelliği barındıran bir mobil uygulaması, tarihi alanla ilgili önemli bilgileri ve eğlenceli soruları içeren bir kiosk, Roma Dönemi maketi, fotoğraf çekim alanı gibi tanıtım araçları geliştirilecek. Ayrıca, Kemeraltı zanaatkarları ile çağdaş tasarımcılar bir araya getirilerek alana özgü hediyelik eşya tasarımları oluşturulacak.
  • Smyrna Agorası’nın bilinirliğini ve önemine dair farkındalığı artırmaya yönelik olarak da broşür, illüstratif harita, internet sitesi, belgesel film ve dijital oyun gibi tanıtım materyalleri hazırlanacak, aynı zamanda sosyal medya kampanyası yürütülecek. Oluşturulan tüm içerikler Türkçe, İngilizce, İtalyanca ve Yunanca olarak hazırlanacak.
Google Translate »
X