Kentimiz İzmir Derneği tarafından Avrupa Birliği’ne sunulan “Kültürel Mirasın Korunmasında Daha Güçlü Bir Sivil Toplum” projesi kabul edildi.

Toplam bütçesi 90 bin avro olan ve K2 Çağdaş Sanat Derneği’nin proje ortağı olarak yer aldığı projede, derneğin kapasitesinin güçlendirilmesi, kültürel miras ve koruma alanlarında farkındalığı artırmak üzere sürdürülebilir bir platformun oluşturulması, kültürel miras konularında yerel ve ulusal düzeyde karar alma ve uygulama süreçlerinde daha etkili olunması hedefleniyor.

Projenin odağında geçmişi anlamamız ve geleceğimizi inşa etmemizde önemli bir rolü olan kültürel mirasımızın korunması yer alırken, müdahale mantığı ise kapasite ve kurumsal altyapı geliştirme yoluyla sivil toplumun; sürdürülebilir ağ oluşturma, iş birliği, strateji ve ortak amaca hizmet etme aracılığıyla da politika ve karar alma süreçlerine aktif demokratik katılımın ve aktif vatandaşlığın güçlendirilmesi olarak belirlendi.

15 ay boyunca yürütülecek olan projeyle birlikte derneğin organizasyonel ve kurumsal kapasitesi güçlendirilecek, iş birliğini ve karar alma süreçlerine katılım kapasitelerini artırmak üzere sürdürülebilir bir platform oluşturulacak, miras alanındaki tüm aktörlerin ortak bir amaca yönelik çalışması sağlanacak, bu alanda çalışan diğer STK’ların kurumsal kapasiteleri artırılacak ve kültürel miras alanında aktif vatandaşlık desteklenecektir.

Sivil Toplum ve Kültürel Miras Ekseninde Türkiye’ye ve İzmir’e Kısa Bir Bakış

Avrupa Birliği Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı’nın (Instrument for Pre-accession Assistance IPA) Türkiye 2014-2020 uygulama döneminde sivil toplum ilk kez ayrı bir alt sektör olarak kabul edilmiştir. AB üyelik hedefi olan ülkelere sağlanan AB yardımları, 2007 yılında Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı olarak bilinen tek bir hibe mekanizması altında birleştirilmiştir. AB’nin Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarına desteği Türkiye’ye yapılan mali yardım içerisinde önemli önceliklerden biri haline gelmiştir.  Sivil toplum alt sektörü için ayrılan mali kaynak içerisinde önemli miktarda fonun, ilgili kamu kurumlarının kapasitesinin güçlendirilmesi, arkeolojik ve ortak kültürel mirasın desteklenmesi ile ilgili konulardaki çalışmalar için ayrıldığı görülmektedir.

Türkiye, sahip olduğu somut ve somut olmayan kültürel miras ögeleri bakımından dünyanın en zengin ülkelerinden biridir. Tescilli taşınmaz kültür varlık sayısı 2019 yılında 113.137’ye ulaşmıştır. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde 16’sı kültürel, 2’si karma olmak üzere 18 miras alanı bulunmaktadır. Geçici Liste’de ise 78 kültürel, 2 karma ve 3 doğal olmak üzere toplam 83 miras alanı yer alır.

Kültürel mirasın korunması için gösterilen birçok çabaya rağmen, Türkiye’de kültürel varlıkları modern yapılaşma, plansız kentleşme ve büyüme ile yetersiz farkındalık ve politikalardan kaynaklı koruma mücadelesi verilmekte, binlerce tarihi alan hükümetin, yerel kurumların, STK’ların ve halkın ilgisi ve dikkatini beklemektedir.

Ulusal politikalara baktığımızda, tüm alanlarda bir atılım ve ulusal düzeyde uzun vadeli perspektifte kararlı bir uygulama öngören 11. Ulusal Kalkınma Planı’nda kültürel miras oldukça sınırlı bir yer tutmaktadır. Kültürel mirasla ilgili politika ve tedbirler şu şekilde tanımlanmıştır: “Yurt içi ve yurt dışındaki kültür mirasımız, toplumun kültür, tarih ve estetik bilincini geliştirecek, kültür turizmine katkı sağlayacak ve afet riskini dikkate alacak şekilde korunacak, taşınmaz vakıf kültür varlıklarına vakfiye şartları doğrultusunda işlevsellik kazandırılacaktır.”

11. Ulusal Kalkınma Planı’nın hazırlık çalışmaları, katılım yaklaşımı ile hazırlanan özel ihtisas komisyonlarının raporlarına dayanmaktadır. Bu kapsamda 43 komisyon farklı alanlarda görev almış, kültürel miras konusu turizm komisyonunda ele alınmıştır. Bu konu özelinde bir komisyon bulunmaması nedeniyle de, elde edilen sonuçlar sınırlı olmuştur:

  • Arkeolojik kazılara ve diğer yapıların restorasyonuna odaklanılması
  • Kültürel miras envanter çalışmalarının yürütülmesi
  • Yaşayan müze sayısının artırılması
  • Kültürel mirasın korunmasına öncelik verilmesi
  • Aktif katılımın (vatandaşlık) ve özel sektör desteğinin artırılması

Kültürel miras, Türkiye’de Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü sınıflandırmasında daha çok kültür, sanat ve turizm alanlarında ele alınmıştır. Kültür, sanat ve turizm alanında faaliyet gösteren STK sayısı 2020 yılında 8.699 olmuştur ancak bunların arasında kültürel mirasın korunması alanında çalışan STK sayısı oldukça azdır. Genel olarak, aralarında iletişimi sağlayan ve bu alanda politika oluşturmaya katkıda bulunacak sürdürülebilir bir ağ ve platform bulunmamaktadır.

Bölge ölçeğine baktığımızda ise İzmir, 8.500 yıllık tarihi ile kültürel miras alanında eşsiz bir şehirdir. Persler, Eski Yunanlılar, Romalılar, Bizanslılar ve Osmanlılar, şehrin uzun tarihi boyunca ev sahipliği yaptığı onlarca farklı medeniyetten bazılarıdır. Bu kültürlerin bazı anıtsal kalıntılarını ve somut olmayan değerlerini günümüzde hala görebilmekteyiz. İzmir, 7.395 tescilli yapı ile Türkiye’deki ikinci en büyük somut kültürel mirasa sahip şehirdir. İzmir’den Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı (2014) ve Efes (2015) UNESCO Dünya Miras Listesi’nde, Birgi Tarihi Kenti (2012), Foça ve Çandarlı Kaleleri (2013), Çeşme Kalesi (2020) ve İzmir Tarihi Liman Kenti (2020) geçici listede yer almaktadır. Ayrıca, kültürel mirasın önemli bir bileşeni olan ve UNESCO Somut Olmayan Miras Sözleşmesi tarafından tanınan zanaatlar bakımından da İzmir oldukça zengindir.

Tüm bunlarla birlikte, bölgesel düzeydeki çabalar, ihtiyaçlar ve kısıtlamalar ulusal ölçekle benzerlikler göstermektedir. Kültürel miras, bölgesel ölçekte de Kalkınma Planları veya Kültür Ekonomisi Stratejisi gibi belgelerde sınırlı bir yer kaplar. Tüm planlarda altı çizilen konular, projemizde tanımlandığımız eylemlerle paralellik içindedir:

  • STK’ların ulusal ve yerel düzeyde ihtiyaç ve sorunlara hizmet ve çözüm sağlama potansiyelleri aracılığıyla ekonomik ve sosyal hayatta daha aktif olmaları desteklenecektir.
  • Yurt içi ve yurt dışındaki Türk kültür mirası, toplumun tarih, kültür ve estetik anlayışını geliştirecek ve kültürel mirasa katkı sağlayacak şekilde korunacaktır.
  • Tarihi mekânların bir bütün olarak korunması, kültür ve sanat merkezlerine dönüştürülmesi sağlanacaktır.
  • Kültürel mirasın korunması kapsamında yurt içi ve yurt dışı envanter çalışmaları yürütülecek, başta vakıf kaynaklı olmak üzere, önemli sayıda tarihi eser restore edilerek el yazmaları ve nadir kitapların dijitalleşme süreci gerçekleştirilecektir.
  • Kültürel faaliyetlerde uluslararası, bölgesel ve küresel iş birliği geliştirilecektir.

Bölgesel strateji belgelerinde ve çalıştay raporlarında altı çizilen temel sorunlar ise şu şekilde özetlenebilir:

  • Kültürel miras, sanat ve turizm alanlarından ayrılmalıdır.
  • Kültürel miras konularını gündemde tutacak bir yapı bulunmamaktadır.
  • Politika süreçlerine aktif katılımın yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde eksikliği söz konusudur.
  • İlgili tüm kamu, kurumsal ve özel aktörler arasında daha fazla yetkinlik sinerjisine ihtiyaç vardır – sürdürülebilir iletişim gereklidir.
  • Ortak bir strateji belgesi bulunmamaktadır.
  • Kültürel miras konusunda farkındalık yetersizdir.
  • Bu alanda çalışan STK’ların sayısı ve kapasiteleri düşüktür.
  • Uluslararası bilgi transferine ihtiyaç vardır.
  • Envanter çalışmaları yetersizdir.
  • Halkın katılımını destekleyecek bir yapı bulunmamaktadır.

İzmir’de 2020 yılında toplam 6.537 aktif STK arasında kültür, sanat ve turizm alanında faaliyet gösteren STK sayısı 549 olmakla birlikte, içlerinde çok az sayıda kültürel mirasın korunması alanında çalışan STK bulunmaktadır.

STK’ların mevcut durumuna odaklandığımızda İzmir Kalkınma Ajansı tarafından hazırlanan İzmir Sivil Toplum Araştırması’nda İzmir’deki temel sorunlar altı başlık altında ele alınmaktadır; kurumsal yapı ve insan kaynakları, teknolojik kapasite, fiziksel mekân, organizasyon yapısı, finansal yapı ve politika oluşturma. STK’ların temel ihtiyaçlarını tanımlayan bulgulardan bazıları aşağıda listelenmektedir:

  • STK’ların yarısından fazlasının (% 57,8) tam zamanlı veya yarı zamanlı profesyonel çalışanı bulunmuyor.
  • % 22,9’unun üye/gönüllü sayısı 50’den azdır.
  • % 41,3’ünün web sitesi, % 28,6’sının e-posta adresi, % 37,1’inin aktif posta grupları, % 65,1’inin video görüntüleme sistemi bulunmuyor.
  • Yarısının (% 50,5) kendi mülklerinde olan çalışma ofisi bulunmuyor.
  • % 34,9’u toplantı odasına, % 41,9’u ise eğitim amaçlı bir odaya sahip değildir.
  • STK’ların diğer STK’lar ve kurumlarla ilişkileri zayıftır.
  • Her 3 STK temsilcisinden yaklaşık 1’i (% 32,4) devletin sivil toplumla diyalogu olmadığını düşünüyor.

Derneğimiz, bölgesel ölçekte yalnızca kültürel mirasın korunması alanında faaliyet gösteren birkaç STK’dan biridir. İzmir’in tarihi ve kültürel değerlerini tanıtmak ve koruma bilinci oluşturmak için çalışan bir STK olarak temel hedeflerimiz, daha fazla sivil katılımla sürdürülebilir bir kapasiteye sahip olmak ve hem yerel hem de ulusal kültürel miras karar alma ve uygulama süreçlerinde, kültürel miras alanında çalışan tüm aktörlerle ve özellikle STK’lar ile iş birliğini güçlendirerek daha etkin hale gelmektir. Bu proje, sadece Derneğimizin ve bu alanda çalışan diğer STK’ların kurumsal kapasitesini artırmayacak, aynı zamanda kamu ve özel kuruluşlar ile STK’lar arasında sürdürülebilir iletişim ve iş birliğini teşvik ederken, politika ve karar alma mekanizmalarına aktif katılımla daha iyi bir ortam sağlayacaktır.

Güçlü Sivil Toplum ile Kültürel Mirasın Korunması Yolunda Yürütülecek Faaliyetler

Projeye AB’den 81.000 avro destek sağlanırken, 9.000 avro ise dernek tarafından karşılanacaktır. 1 Nisan 2021’de başlayacak olan proje süresince hayata geçirilmesi planlanan faaliyetleri aşağıdaki gibi özetlemek mümkündür:

  • Kentimiz İzmir Derneği Kapasite Geliştirme Faaliyetleri: 2012 yılından beri faaliyet gösteren derneğin organizasyonel ve kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi için dernek kurum strateji belgesi, iletişim stratejisi ve üç yıllık yol haritası hazırlanacaktır. Ayrıca derneğin kurumsal kimlik çalışmaları yenilenecek ve daha çok kişiye ulaşması sağlanacaktır.
  • İzmir Kültürel Miras Platformu ve Merkezi: İzmir’de kültürel miras alanında çalışan dernek ve kurumlar arasında iş birliğini ve koordinasyonu geliştirmek ve kapasitelerini artırmak üzere bir platform kurulacaktır. İlgili aktörlerin dijital ortamda bir araya getirilmesinin yanı sıra kurulacak olan “İzmir Kültürel Miras Merkezi” ile bu alanda çalışan kurumlar için ortak çalışma alanı sağlanacaktır. Bu alanda çalışan dernekler, oluşturulacak olan merkezden faydalanarak toplantı, etkinlik ve çalışma alanlarını kullanabileceklerdir. Merkez içerisinde ayrıca kültürel mirasın korunması, proje yönetimi, kampanya oluşturma, gönüllü yönetimi vb. 19 farklı başlıkta eğitimler de düzenlenecektir.
  • Yıllık Kültürel Miras İzleme Raporu: Yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan tarihi yapılar, zanaatkarlar vb. somut ve somut olmayan kültürel mirasımız hakkında farkındalığı artırmak ve karar vericilere düzenli rapor sunmak üzere yıllık izleme raporları hazırlanacaktır.
  • İzmir Kültürel Miras Strateji Belgesinin Hazırlanması: Bu alanda ortak amaçların ve yol haritasının belirlenmesine yönelik strateji belgesi, ilgili aktörlerin katılımı ile hazırlanacaktır. Bu çalışma kapsamında kültür envanteri ve ekosistem haritası da hazırlanacaktır. Böylece İzmir’deki kültürel mirasın korunması için ortak akılla geliştirilecek bir strateji belgesi hazırlanmış olacaktır.

Bu proje kapsamında ayrıca İzmirlilerin farkındalığını artırmak ve aktif vatandaşlığı desteklemek üzere de bir takım faaliyetler yürütülecektir. Bu kapsamda “bir hayalin izinde” rotası ile eskiden var olan ama günümüze taşıyamadığımız kültürel miras noktalarına yönelik farkındalık gezileri organize edilirken, ayrıca sosyal medya kampanyaları ve filmler hazırlanacaktır.

Google Translate »
X